Türkiye Akaryakıt Mekanizması - Rafineriler ve Pompa Fiyatları Sistematiği

Pompanın Arkası | Petrolandeco
Petrolandeco  ·  Enerji Ekonomisi

Pompanın Arkası

ÖTV eşel-mobil mekanizması, Türkiye'nin iki büyük rafinerisinin marj yapısı ve enerji ithalat faturasının TL kuru üzerindeki transmisyon kanalları: ayrı ayrı izlenen üç konunun tek bir çerçevede analizi.
Nisan 2026
Türkiye'de akaryakıt ekonomisini anlamak için pompa fiyatına bakmak yetmez. O fiyat, birbiriyle bağlantılı üç ayrı mekanizmanın üst üste bindiği bir çıktıdır: uluslararası Akdeniz havzası ürün fiyatı, devletin vergi tamponu olarak kullandığı eşel-mobil düzenlemesi ve enerji ithalat faturasının döviz dengesine yansıması. Bu üçünü aynı çerçevede okumak, her birini ayrı ayrı izlemekten çok daha fazla şey öğretir.

Mart 2026'nın başında Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile eşel-mobil sistemi yeniden yürürlüğe girdi. Kararın doğrudan tetikleyicisi, Ortadoğu'da tırmanan gerilim ve brent petrolün varil fiyatının 85 dolar düzeyine yaklaşmasıyla beklenen motorin zamıydı; piyasa tahminleri 6,69 ile 7 TL arasında bir artışa işaret ediyordu. Bu tabloya göre enflasyonist baskı güçlenecek, enerji ithalat faturası büyüyecek ve TL üzerindeki baskı artacaktı. Hükümet bu nedenle bilinen araca başvurdu: pompa fiyatı yerine vergiyi hareket ettirmek.

Ancak bu kararı yalnızca enflasyon politikasının bir kolu olarak okumak, işleyişin önemli bir bölümünü kaçırmak demektir. Eşel-mobil sisteminin nerede, nasıl müdahale ettiğini; rafineri marjlarının bu tabloda ne anlam taşıdığını; enerji faturasının kur üzerinde hangi kanallardan baskı oluşturduğunu ve bu üçünün neden birbirinden bağımsız incelenemeyeceğini bu makalede adım adım ele alıyoruz.

Türkiye'de Akaryakıt Fiyatı Nasıl Oluşur?

Bu soruyu doğru yanıtlamak, diğer tüm bölümlerin temelini oluşturduğu için makaleye buradan başlamak gerekiyor. Türkiye'de akaryakıt bayi satış fiyatının üç temel bileşeni vardır: ürün fiyatı (rafineri çıkış fiyatı veya ithalat fiyatı), dağıtıcı ve bayi marjları ile vergiler (ÖTV ve KDV).

Rafineri çıkış fiyatını kim belirliyor?

EPDK'nın düzenlemesine göre, rafinerici lisansı sahipleri akaryakıt satış fiyatlarının takibinde, uluslararası piyasada Platts European Market Scan'de CIF MED (Genova/Lavera) başlığı altında ABD Doları/ton cinsinden yayımlanan günlük fiyatları esas alır. Bu fiyat, Akdeniz havzasında navlun, sigorta ve maliyet dahil ("Cost, Insurance, Freight") rafine ürünlerin teslimat fiyatıdır.

Oluşan CIF MED fiyatı, Merkez Bankası'nın ilan ettiği döviz satış kuruyla TL'ye çevrilir ve litre bazına dönüştürülür. Bu hesaplamada bir litre motorin 845 gram, bir litre benzin 775 gram olarak esas alınır. Üzerine ÖTV, EPDK gelir payı ve KDV eklenerek vergili rafineri çıkış fiyatı elde edilir. Vergili rafineri çıkış fiyatına dağıtıcı marjı ve bayi marjı eklenmesiyle pompa satış fiyatına ulaşılır.

Pompa Fiyatı Formülü (EPDK Mevzuatına Göre)
Gümrüksüz Rafineri Fiyatı = CIF MED ($/ton) × TCMB kuru ÷ 1000 × yoğunluk (kg/lt) Rafineri Satış Fiyatı = Gümrüksüz Rafineri Fiyatı + ÖTV + EPDK Gelir Payı + KDV Pompa Fiyatı = Rafineri Satış Fiyatı + Dağıtıcı Marjı + Bayi Marjı + KDV

Kaynak: EPDK; Enerji Uzmanları Derneği, "Türkiye Akaryakıt Piyasasında Fiyat Oluşumu"

Bu formülasyonun en kritik özelliği şudur: Tüpraş ve STAR Rafineri gibi yerli rafinericiler, rafineri çıkış fiyatını kendi kârlılık hesaplarına göre serbestçe belirlemez. Yurt içi piyasada ithalat tamamen serbesttir; dolayısıyla akaryakıt fiyatları rekabet koşullarında, referans olarak Akdeniz havzası uluslararası ürün fiyatı baz alınarak şekillenir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın TBMM'ye verdiği yanıtta da teyit edildiği üzere: akaryakıt fiyatları 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren en yakın erişilebilir uluslararası piyasa oluşumu dikkate alınarak serbest piyasa koşullarında belirlenmektedir.

Bu nedenle "Tüpraş pompa fiyatını belirliyor" ya da "eşel-mobil Tüpraş'ın marjını doğrudan etkiliyor" türündeki ifadeler teknik olarak hatalıdır ve bu makalede yer almayacaktır. Rafineri marjı ile pompa fiyatı arasındaki ilişki aşağıda kendi bölümünde ayrıca ele alınmaktadır.

ÖTV Eşel-Mobil Sistemi: Vergi Katmanındaki Tampon

Eşel-mobil kavramının kökü Fransızca "échelle mobile" ifadesine dayanır; "hareketli ölçek" anlamına gelir. Türkiye bu sistemi ilk kez Mayıs 2018'de, döviz kurundaki sert hareketlerin akaryakıt fiyatlarını hızla yukarı çektiği dönemde uygulamaya koydu. 2021 yılının son çeyreğinde ise akaryakıt fiyatlarındaki artışlar mevcut ÖTV tutarını tamamen absorbe ettiğinden sistem sürdürülemez hale geldi ve kaldırıldı.

Mart 2026'da sistemi yeniden devreye sokan Cumhurbaşkanı Kararı, referans tarih olarak 2 Mart'ı belirledi. Buna göre benzin, motorin ve LPG fiyatlarında bu tarihten itibaren gerçekleşecek artışların en fazla yüzde 75'ine kadar olan kısmı ÖTV indiriminden karşılanacaktır. Örnek olarak: 10 TL'lik bir artış söz konusu olduğunda yalnızca 2,5 TL tüketiciye yansıyacak, kalan 7,5 TL devletin vergi gelirinden feragatiyle karşılanacaktır.

%75
karşılama oranı
Artışın yüzde 75'ine kadar olan kısmı ÖTV indiriminden karşılanıyor. 10 TL'lik artışın yalnızca 2,5 TL'si pompaya yansıyor; 7,5 TL bütçe kaybı olarak devlet üstleniyor.
14,83
TL/litre · benzin ÖTV tavanı
2 Mart 2026 referans tarihindeki benzin ÖTV tutarı. Sistem, bu tavanın altında kaldığı sürece çalışır. Motorinde tavan 13,90 TL/lt, LPG'de 11,38 TL/kg olarak belirlendi.

Mekanizmanın İki Yönlü İşleyişi

Sistem asimetrik biçimde çalışır. Fiyatlar yükseldiğinde devlet ÖTV'yi aşağı çekerek bütçeden harcama yapar. Fiyatlar düştüğünde ise indirim miktarının en fazla yüzde 75'i kadar ÖTV yeniden artırılarak daha önce feragat edilen vergi telafi edilmeye çalışılır. Ancak bu artış hiçbir koşulda 2 Mart tarihinde geçerli olan ÖTV tavanını aşamaz.

Bu asimetri önemlidir: petrol fiyatı yükseldiğinde devlet vergi gelirinden vazgeçer ve bu taviz geri alınamaz bir düzeye ulaşabilir. Nitekim sistemin 2021'de çökmesinin nedeni tam olarak buydu; sürekli yükselen akaryakıt fiyatları mevcut ÖTV miktarını sıfırladı ve indirim için zemin kalmadı. Hazine ve Maliye Bakanı'nın Mart 2026'daki açıklamasında sistemi "geçici" olarak nitelendirmesi bu tarihin gösterdiği sınırı hatırlatmaktadır.

Eşel-Mobil: Fiyat Katmanları ve Müdahale Noktası
CIF MED × Kur Ürün fiyatı ÖTV ← Eşel-mobil burada KDV + EPDK + Marj POMPA FİYATI Brent ↑ veya Kur ↑ CIF MED yükselir Eşel-Mobil Kararı ÖTV ↓ (artışın %75'ine kadar) Bütçe gelirinden feragat Pompa fiyatı → sınırlı artar (artışın %25'i yansır) Kaynak: EPDK mevzuatı; Resmi Gazete Cumhurbaşkanı Kararı, Mart 2026 · Petrolandeco şeması (temsili, ölçeksiz)

ÖTV'nin Pompa Fiyatındaki Ağırlığı

Türkiye'de akaryakıt fiyatının yapısını anlamak için şu gerçeği netleştirmek gerekir: ÖTV, sabit bir maktu tutardır, oransal bir yüzde değildir. Benzinde litre başına yaklaşık 14,83 TL, motorinde yaklaşık 13,90 TL olan bu tutar pompa fiyatının önemli bir dilimini oluşturur. Bu nedenle eşel-mobil sistemi aktifken devlet son derece büyük bir gelirden geçici olarak vazgeçmektedir. Bu maliyet ne kadar büyük olabilir? Türkiye'de günlük motorin tüketimi milyonlarca litre düzeyindedir; artışın yüzde 75'ini devletin karşıladığı her gün için söz konusu feragat miktarı rakamsal olarak kayda değerdir. Sistemin "geçici" olarak konumlandırılmasının temel nedeni budur.

Türkiye'nin Rafineri Piyasası: Tüpraş ve STAR

Bu noktada önemli bir piyasa gerçeğini net biçimde ortaya koymak gerekiyor. Türkiye'nin rafinaj kapasitesi tek bir şirkete değil, iki büyük oyuncuya dayanmaktadır.

Tüpraş, Kocaeli, İzmir, Kırıkkale ve Batman'da dört rafinerisiyle faaliyet göstermekte; Avrupa'nın yedinci büyük rafineri şirketi konumundadır. Nelson kompleksite endeksi ortalaması 9,5 olan Tüpraş, Akdeniz havzasının en yüksek kompleksiteye sahip rafineri şirketleri arasında yer almaktadır.

STAR Rafineri ise Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın iştiraki olarak İzmir Aliağa'da faaliyet göstermekte; yıllık 11-12 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Türkiye'nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık yüzde 20-25'ini karşılamaktadır. Ham petrolünü ağırlıklı olarak Irak ve Rusya'dan temin eden STAR Rafineri, Petkim ile entegre yapısı sayesinde petrokim hammadde ihtiyacının büyük bölümünü de karşılamaktadır. Türkiye'de reel sektörün tek noktaya yaptığı en büyük yatırım olma özelliğini taşıyan bu tesis, toplam 6,3 milyar dolarlık bir yatırımın ürünüdür.

~%75
Tüpraş pay tahmini
Tüpraş'ın dört rafinerisiyle Türkiye işlenmiş petrol üretimindeki tahmini ağırlıklı payı. STAR Rafineri'nin devreye girmesiyle piyasa ikinci bir büyük oyuncu kazanmıştır.
~%25
STAR Rafineri payı
SOCAR'ın iştiraki STAR Rafineri'nin Türkiye işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacındaki payı. SOCAR'ın Türkiye'deki toplam yatırımı 18 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır.

Her iki rafinerinin rafineri çıkış fiyatı da aynı mevzuat çerçevesinde Akdeniz Platts CIF MED fiyatına göre belirlenmektedir. Dolayısıyla her iki şirketin de iç piyasa ürün fiyatı üzerinde bağımsız bir belirleme yetkisi yoktur; referans uluslararası piyasadır.

Rafineri Marjı: Ne İfade Eder, Ne İfade Etmez?

Rafineri marjını doğru çerçevelemek, piyasayı analiz ederken yapılan en yaygın hatayı önler. Rafineri marjı; rafine ürünlerin satış fiyatı ile ham petrol alış maliyeti arasındaki farktır. Bu fark uluslararası piyasada oluşan spread'e bağlıdır; rafinericinin belirlediği bir büyüklük değildir.

Tüpraş, marj performansını hem kendi ağırlıklı ortalama ürün marjı (WACM) hem de Akdeniz Kompleks Rafineri Marjı ile karşılaştırmalı olarak raporlamaktadır. Kendi açıklamalarında da teyit edildiği üzere: "Tüpraş'ın yurt içi petrol ürünlerinin fiyatları, Petrol Piyasası Kanunu'nda belirtilen en yakın piyasa olan CIF Cenova Akdeniz Platts fiyatlarıyla doğrudan ilişkilidir. İthalatın tamamen serbest olduğu iç piyasada ürün fiyatları tam rekabet koşulları altında belirlenmektedir." Rafinerilerin operasyonel kârlılığı tamamen uluslararası piyasalarda belirlenen ham petrol ve ürün fiyatları arasındaki fark olarak tanımlanan brüt rafineri marjı kavramıyla açıklanmaktadır.

Tüpraş Net Rafineri Marjı vs. Akdeniz Kompleks Marjı — Yapısal İlişki
Tüpraş Net Marj Akdeniz Kompleks 2019 2020 2021 2022 2023 2024 2025T 0 3$ 6$ 9$ 12$ Temsili eğilim grafiği — $/varil bazında yönsel ilişkiyi göstermektedir. Kesin değerler Tüpraş KAP bildirimleri ve Garanti BBVA Yatırım raporlarına dayalıdır.

Grafiğin gösterdiği yapısal ilişki kritiktir: Tüpraş'ın net rafineri marjı Akdeniz Kompleks Marjı ile paralel hareket eder, ancak genellikle onun üzerinde seyreder. Bu fark, şirketin yüksek kompleksite kapasitesinden (Nelson endeksi ~9,5), ağır ham petrol işleme yetkinliğinden, tedarik çeşitliliğinden ve operasyonel optimizasyonundan kaynaklanır. Buna "kompleksite primi" de denilebilir.

2024 ve 2025 Marj Verileri

6,3
$/varil · 2024 gerçek
Tüpraş 2024 yılı net rafineri marjı. Şirketin hedefi 12 $/varil ürün marjı (WACM) iken gerçekleşme 11,2 $/varil oldu. Stok değerleme kayıpları ve ürün marjı daralması kârlılığı baskıladı.
5–6
$/varil · 2025 hedef
Tüpraş'ın 2025 yılı net rafineri marjı beklentisi. Küresel ürün marjlarının 2022–2023 zirvesinden normalleşmesi bu görünümün temel gerekçesini oluşturuyordu.
6–7
$/varil · 2026 hedef
Tüpraş'ın 2026 yılı net rafineri marjı beklentisi. Garanti BBVA Yatırım analisti raporuna göre jeopolitik gerginliğin sürdüğü senaryoda Akdeniz ürün marjlarında yükseliş beklenmektedir.

Eşel-Mobil ile Rafineri Marjı Arasındaki İlişki: Doğru Çerçeve

Önceki bölümde ortaya konduğu üzere rafineri çıkış fiyatı uluslararası Akdeniz benchmark'ına göre belirleniyor ve eşel-mobil sistemi bu çıkış fiyatına değil, onun üstünde yer alan ÖTV katmanına müdahale ediyor. Bu nedenle eşel-mobil kararı rafineri marjını doğrudan etkilemez.

Bununla birlikte, dolaylı bir kanal mevcuttur. Eşel-mobil sisteminin aktif olduğu dönemlerde pompa fiyatı yapay olarak baskılanır. Bu ortamda yurt içi talep görece yüksek kalır; yüksek talep ise teorik olarak rafinericilerin iç piyasaya sattıkları ürün hacmini destekler. Ancak bu etki, rafineri kârlılığı üzerindeki belirleyici faktörlere (Akdeniz spot marjları, ham petrol alış fiyatı, stok değerlemesi, kapasite kullanım oranı) kıyasla ikincil düzeyde kalır ve kesin yönü belirsizdir.

Rafineri marjı bir vergi politikasının değil, uluslararası ham petrol-ürün spread'inin çıktısıdır. Eşel-mobil, ÖTV katmanında çalışır; rafinerinin doğrudan kârlılığını değil, tüketicinin ödediği fiyatı etkiler.

Enerji İthalat Faturası ve TL Kuru: Üç Kanal

Türkiye, ham petrol ve doğal gaz ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılamaktadır. Bu yapısal gerçek, cari açığın kronik bir bileşenini oluşturur. TCMB çalışma tebliği ve akademik literatür, enerji ithalatının Türkiye'de cari işlemler açığının en belirleyici unsurlarından biri olmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır.

65,6
milyar $ · 2024
TÜİK verilerine göre 2024 yılı enerji ithalat faturası. Bir önceki yıla göre %5,1 azaldı. 2022'nin 96,5 milyar dolarlık rekorundan uzaklaştı; ancak ağırlığı korunmaya devam ediyor.
2,6
milyar $ · 10 $ başına
TCMB Blog analizine göre ham petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın cari açık üzerindeki 12 aylık net etkisi yaklaşık 2,6 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır.

Enerji faturasının döviz kuru üzerindeki etkisi doğrudan ve dolaylı kanallarla akar. TCMB'nin analitik çerçevesi ve akademik literatür bu kanalları üç başlık altında ele almaktadır.

Enerji İthalat Faturasının TL Kuruna Transmisyon Kanalları
1
Doğrudan döviz talebi kanalı. Ham petrol ve doğal gaz uluslararası piyasalarda dolar cinsinden fiyatlanır. Türkiye'nin yıllık 65-70 milyar dolarlık enerji faturası, piyasaya sürekli bir dolar talep baskısı anlamına gelir. Petrol fiyatı yükseldiğinde bu baskı büyür ve TL ek satış baskısıyla karşılaşır. TCMB'nin kendi hesaplamalarına göre ham petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış, petrol ürünleri ithalatını 5,1 milyar dolar, ihracatını ise 2,2 milyar dolar artırmakta; net etkisi 12 aylık dönemde yaklaşık 2,6 milyar dolarlık cari açık büyümesine karşılık gelmektedir.
2
Maliyet enflasyonu ve geri döngü kanalı. Ham petrol fiyatı yükseldiğinde akaryakıt, akaryakıtın temel girdi olduğu taşımacılık, ulaştırma ve ısınma maliyetleri artar. TCMB'nin 2025 tarihli analitik blogu bu mekanizmayı şöyle tanımlar: petrol fiyatı artışı akaryakıt üzerinden tüketici enflasyonunu doğrudan etkilerken, taşımacılık maliyetleri ve ulaştırma hizmetleri fiyatlarında dolaylı artışlar da izlenir; üstelik yükselen enflasyonun yaratabileceği geriye doğru endeksleme davranışı ve enflasyon beklentileri bu etkiyi pekiştirir. Yükselen enflasyon ise döviz kuru baskısı kanalıyla TL'yi zayıflatır.
3
Cari denge ve risk primi kanalı. Enerji ithalatı büyüdüğünde cari açık genişler. Türkiye'de enerji hariç cari denge birçok yılda fazla verirken enerji dahil ciddi açıklar oluşmaktadır. Bu durum dış finansman ihtiyacını sürekli kılar. Akademik literatürde (Johansen eşbütünleşme analizleri dahil) enerji ithalatı, ekonomik büyüme ve döviz kuru arasında uzun dönemde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiş; uzun dönemde döviz kurunun enerji ithalatı üzerindeki etkisinin büyüme etkisinden daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Büyüyen cari açık risk primini artırır, sermaye çıkışı TL satışını derinleştirir.
Yıl Brent ort. ($/varil) Enerji ithalatı (milyar $) Tüpraş net marj ($/varil) Not
2022~100~96,5Rekor stok kârı dönemiRusya-Ukrayna şoku
202382,369,1Rekor marj yılıNormalleşme başladı
202480,865,66,3Marj ve stok baskısı
2025T76–82 (tahmin)70–76 (tahmin)5–6 (hedef)Normalleşme süreci
2026T~56–75 (Goldman S.)6–7 (hedef)Eşel-mobil aktif

Kaynak: TÜİK Dış Ticaret İstatistikleri; Tüpraş Faaliyet Raporları ve KAP bildirimleri; Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi; Garanti BBVA Yatırım Araştırma, Şubat 2026 · T: Tahmin

Üç Konunun Tek Çerçevede Okunması

Bu noktaya kadar üç konuyu ayrı ayrı ele aldık ve her birinin neyi temsil ettiğini netleştirdik. Şimdi bu üçünün neden tek bir çerçevede okunması gerektiğine geliyoruz. Bağlantı, doğrudan nedensellik ilişkilerinden değil, ortak bir değişken kümesini paylaşmalarından kaynaklanıyor.

Bu ortak değişken kümesi şunlardan oluşur: uluslararası ham petrol ve ürün fiyatları, dolar/TL kuru ve jeopolitik risk. Bu üç büyüklük değiştiğinde, hem eşel-mobil kararları hem rafineri marjları hem de enerji ithalat faturası aynı anda etkilenir. Her biri farklı kanaldan, farklı aktörler üzerinden; ama aynı temel değişkenlere tepki verir.

Ortak Değişkenler Neden Belirleyici?

Ham petrol fiyatı yükseldiğinde: (1) Eşel-mobil, ÖTV'yi aşağı çekerek bütçeden harcama yapar. Bu artışı sınırlandırırken talep üzerindeki aşağı yönlü fiyat sinyalini de zayıflatır. (2) Tüpraş ve STAR Rafineri'nin ham petrol alım maliyeti artar; net marj, CIF MED–ham petrol spreadine bağlı olarak ya genişler ya daralır. (3) Türkiye'nin enerji ithalat faturası büyür; dolar talebi artar, cari açık genişler ve TL üzerindeki baskı yoğunlaşır.

Önemli Ayrım: Eşel-mobil, rafineri marjını doğrudan etkilemez. Müdahale ettiği katman, ÖTV kademesidir. Marjlar Akdeniz uluslararası ürün fiyatları tarafından belirlenir. Bu ayrımın karıştırılması hem teknik hem analitik bir hatadır.

Sistemin Sınırları ve Yapısal Ufuk

Eşel-mobil sisteminin mantığı kısa vadeli fiyat tamponudur. Uzun vadeli bir politika aracı olmadığı, tarihsel seyri tarafından da teyit edilmektedir: 2018'de başlayan sistem 2021'de, ÖTV miktarı tamamen absorbe edildiğinde kendiliğinden sona erdi. Şimdiki uygulamanın "geçici" olarak nitelendirilmesi bu riski hatırlatmaktadır.

Akademik literatür, Türkiye'de enerji ithalatının cari işlemler açığının temel belirleyicilerinden biri olmaya devam ettiğinde hemfikirdir. Uzun dönemde döviz kurunun enerji ithalatı üzerindeki etkisi büyüme etkisinden daha güçlü bulunmuştur; bu, kurla enerji faturasının birbirini besleyen bir döngü içinde olduğu anlamına gelir. Kur zayıfladıkça enerji faturasının TL değeri büyür; büyüyen fatura cari açığı genişletir; genişleyen açık ek kur baskısı oluşturur.

Bu döngüyü kırmak için kısa vadeli araçlar yetmez. Yapısal dönüşüm gündeminin başında yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, nükleer enerji üretiminin devreye girmesi, yerli doğal gaz üretiminin geliştirilmesi ve enerji yoğunluğunun düşürülmesi yer almaktadır. Bu dönüşümün hızı, eşel-mobil gibi geçici araçların kaç kez daha devreye gireceğini belirleyecektir.

Eşel-Mobil Sistem: Uygulama Kronolojisi

Mayıs 2018: Döviz kurundaki sert hareketlerin akaryakıt fiyatlarını yukarı çektiği ortamda ilk uygulama başladı. TCMB'nin değerlendirmesine göre bu dönemde akaryakıt fiyatlarının geniş çaplı ekonomik etkileri sınırlandırıldı.

2021 son çeyrek: Akaryakıt fiyatlarındaki birikimli artışlar mevcut ÖTV tutarını tamamen absorbe etti. İndirim için zemin kalmadığından sistem kademeli biçimde sona erdirildi.

Mart 2026: Ortadoğu'daki jeopolitik gerilim ve brent petrolün 85 dolar düzeyine yaklaşmasıyla sistem yeniden devreye alındı. Referans tarih 2 Mart. Artışın %75'ine kadar ÖTV indiriminden karşılanması kararlaştırıldı. Hazine ve Maliye Bakanı sistemi "geçici" olarak tanımladı.

Sonuç

Bu makale boyunca üç temel gerçeği ortaya koymaya çalıştık. Birincisi: Türkiye'de akaryakıt pompa fiyatı, Akdeniz havzası uluslararası ürün fiyatına ve döviz kuruna bağlı, EPDK mevzuatıyla çerçevelenmiş bir formülle belirlenir. Rafinericiler bu fiyatı serbestçe tayin etmez.

İkincisi: Eşel-mobil sistemi ÖTV katmanında çalışır ve rafineri marjını doğrudan etkilemez. Marjlar, ham petrol ile rafine ürün arasındaki uluslararası fiyat farkının fonksiyonudur. Tüpraş ve STAR Rafineri bu tabloda, ortak uluslararası referans fiyatına tabi iki büyük ulusal oyuncu olarak konumlanmaktadır.

Üçüncüsü: Enerji ithalat faturası, dolar talebi, maliyet enflasyonu ve risk primi kanalları aracılığıyla TL kuru üzerinde yapısal bir baskı oluşturur. TCMB'nin kendi analitik hesaplamalarına göre ham petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış 12 aylık dönemde yaklaşık 2,6 milyar dolarlık cari açık büyümesine karşılık gelmektedir.

Eşel-mobil bir tampondur; rafineri marjı bir piyasa çıktısıdır; enerji faturası ise Türkiye'nin döviz dengesindeki yapısal kırılganlığın ölçüsüdür. Üçünü aynı anda görmek, herhangi birini tek başına izlemekten çok daha fazla şey söyler.
Kaynaklar
  1. Resmi Gazete, Cumhurbaşkanı Kararı, Eşel-Mobil Uygulaması, 2-3 Mart 2026.
  2. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bakan Mehmet Şimşek açıklamaları, Mart 2026.
  3. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu), Akaryakıt Fiyat Oluşumu; Rafinerici Lisansı Sahiplerine İlişkin Düzenlemeler. epdk.gov.tr
  4. Enerji Uzmanları Derneği, "Türkiye Akaryakıt Piyasasında Fiyat Oluşumu," enerjiuzmanlari.org.tr (EPDK verileri kullanılarak hazırlanmıştır).
  5. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM Yazılı Soru Yanıtı: "Akaryakıt fiyatları 01/01/2005 tarihinden itibaren en yakın erişilebilir uluslararası piyasa oluşumu dikkate alınarak serbest piyasa koşullarında belirlenmektedir." Aktaran: Enerji Ekonomisi, Nisan 2026.
  6. Tüpraş, Faaliyet Raporları ve KAP Bildirimleri: 2024 yılı 4. Çeyrek ve Tam Yıl Sonuçları (Şubat 2025); Geleceğe Yönelik Beklentiler Güncellemeleri.
  7. Tüpraş, "Üretim" sayfası: "Tüpraş'ın yurt içi petrol ürünlerinin fiyatları, Petrol Piyasası Kanunu'nda belirtilen en yakın piyasa olan CIF Cenova Akdeniz Platts fiyatlarıyla doğrudan ilişkilidir." tupras.com.tr
  8. Garanti BBVA Yatırım Araştırma, "Tüpraş — Şubat 2026 Ürün Marjları" Raporu, Mart 2026. (Akdeniz fiyatları için General-Index kullanıldığı belirtilmiştir.)
  9. SOCAR Türkiye, STAR Rafineri Kurumsal Bilgi: "Türkiye'nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık %25'ini karşılıyoruz." starrafineri.com.tr; socar.com.tr
  10. TCMB Blog, "Uluslararası Petrol Fiyatlarının Tüketici Fiyatlarına ve Cari Dengeye Yansımaları": "Ham petrol fiyatındaki her 10 ABD dolarlık artışın cari açık üzerindeki 12 aylık net etkisi ~2,6 milyar ABD doları." tcmbblog.org
  11. TCMB Çalışma Tebliği No: 21/29, "Enerji Verimliliği, Yenilenebilir Enerji ve Cari İşlemler Dengesi," 1990-2018 dönemi panel veri analizi. tcmb.gov.tr
  12. Şişeci, G.N. ve Sürekçi Yamaçlı, D., "Enerji İthalatı, Döviz Kuru ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki: Türkiye İçin Bir Araştırma," Sinop Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2020. (Johansen eşbütünleşme analizi: uzun dönemde döviz kurunun enerji ithalatı üzerindeki etkisinin GSYH etkisinden daha güçlü olduğu bulgusu.)
  13. TÜİK — Dış Ticaret İstatistikleri, Enerji İthalatı 2024 Yılı (Mineral Yakıtlar Kalemi), Ocak 2025 açıklaması.
  14. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, Türkiye enerji ithalatı OVP projeksiyonları, 2023–2025.
  15. MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü), Ham Petrol İthalat Verileri, Ağustos 2024. (Tüpraş tedarik ülkeleri, STAR Rafineri tedarik ülkeleri.)
  16. GCM Araştırma, "Tüpraş 4Ç24 Bilanço Analizi," Şubat 2025. (2024 yılı ürün marjı ve net rafineri marjı verileri.)
  17. Tüpraş Basın Bültenleri (2013, 2016, 2019, 2024): Akdeniz Rafineri Marjı ile Tüpraş Net Rafineri Marjı karşılaştırmalı açıklamaları. tupras.com.tr

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarihi Gizli Belgeler ile Petrol Oyununda Türkiye

Benzin ile Mazot Marjları Neden Farklı Davranır?

1973 - Tarihin En Büyük Enerji Krizinden Günümüze Petrol Döngüsü