Her Kriz Aynı Krizdir: Vade Dönüşümü ve Teminat Zincirleri
Her Kriz Aynı Krizdir: Vade Dönüşümü ve Teminat Zincirleri
Finans tarihindeki büyük çöküşlere tek tek bakıldığında her biri kendine özgü bir hikaye anlatır. Kimi konut kredilerinin menkulleştirilmesinde batar, kimi teknoloji girişimlerinin mevduatlarını yanlış yönetmekten, kimi de türev pozisyonlarının teminat baskısı altında ezilir. Yüzeydeki bu çeşitlilik, gözlemciyi her krizin biricik olduğu yanılgısına sürükler. Ancak yapının altına inildiğinde çarpıcı bir tekrar ortaya çıkar. Çöken kurumların neredeyse tamamı, geri ödenmesi yakın olan borçlarla, geri dönüşü uzak olan varlıkları fonlamaktadır.
Bu yazının iddiası nettir. Vade dönüşümü, modern finansın hem motoru hem de en derin kırılganlığıdır. Kriz anında bu kırılganlığın nasıl bir bulaşma zincirine dönüştüğünü anlamak içinse ikinci bir kavrama ihtiyaç vardır: teminat. Çünkü çağdaş finansal sistem yalnızca para üzerine değil, giderek artan ölçüde teminat üzerine kuruludur ve teminatın aniden donması, vade uyumsuzluğunu sistemik bir felakete çevirir.
Vade dönüşümü nedir
Bir bankayı düşünün. Mevduat sahipleri paralarını her an çekebilir, yani bankanın yükümlülükleri kısa vadelidir. Buna karşılık banka bu parayı otuz yıllık konut kredilerine, uzun vadeli tahvillere veya işletme kredilerine bağlar, yani varlıkları uzun vadelidir. Banka kısa vadeli ile uzun vadeli arasındaki faiz farkından kazanç sağlar. İşte bu dönüşüm, kısa vadeli fonu uzun vadeli varlığa çevirme işlemi, vade dönüşümü olarak adlandırılır ve bankacılığın temel işlevidir.
Bu işlev toplum için değerlidir. Tasarruf sahipleri paralarına anında erişmek ister, yatırımcılar ise uzun vadeli finansman arar. Banka aradaki köprüyü kurar. Ne var ki bu köprünün altında yapısal bir boşluk vardır. Bankanın varlıkları ile yükümlülükleri aynı anda nakde dönüşmez. Tüm mevduat sahipleri aynı gün paralarını isterse, banka otuz yıllık kredileri bir günde tahsil edemeyeceği için ödeme yapamaz. Bu, bankanın iflas etmiş olmasından değil, likit olmamasından kaynaklanır. Sağlam bir banka bile bu boşlukta batabilir.
Klasik banka hücumu bu boşluğun en eski örneğidir. Mevduat sahipleri bankanın güçsüzleştiğinden şüphelenir, herkes aynı anda parasını çekmeye koşar ve banka likit varlıklarını tükettiğinde çöker. Yirminci yüzyılın mevduat sigortası ve son kredi mercii düzenlemeleri bu klasik hücumu büyük ölçüde dizginledi. Ancak vade dönüşümü ortadan kalkmadı; yalnızca yer değiştirdi.
Aynı iskelet, farklı kostümler
Modern krizlerin gücü, vade uyumsuzluğunun mevduat dışındaki biçimlere taşınmış olmasındadır. Kurum artık halktan değil, diğer finansal kurumlardan kısa vadeli borçlanır. Hücum da kapıdaki kuyruklarla değil, fonlamanın bir gecede kesilmesiyle gerçekleşir. Sonuç aynıdır.
Northern Rock: toptan fonlamaya kurulu bir model
Northern Rock, İngiltere'nin beşinci büyük mortgage kredicisiydi ve klasik bir bankadan çok bir fonlama makinesi gibi çalışıyordu. Mevduat toplamak yerine açtığı konut kredilerinin büyük kısmını toptan para piyasalarından borçlanarak ve kredileri menkulleştirerek finanse ediyordu. Fonlamasının yaklaşık dörtte üçü bu kaynaklara dayanıyordu. 2007 yazında küresel kredi piyasaları subprime endişesiyle dondu, Northern Rock kısa vadeli borcunu çeviremedi ve yeni menkulleştirme yapamadı. 14 Eylül 2007'de Bank of England'a başvurduğu açıklandığında halk şubelerin önünde kuyruğa girdi. İngiltere bir buçuk asır sonra yeniden banka hücumuyla tanıştı. Çöküşün özü teknikti: uzun vadeli mortgage varlıkları, bir gecede yenilenmesi gereken kısa vadeli borçlarla fonlanmıştı.
Silicon Valley Bank: aynı hata, dijital hız
On altı yıl sonra, 2023 Martında Silicon Valley Bank aynı iskeletin bir başka versiyonunu sergiledi. Banka pandemi döneminde akın eden mevduatların büyük bölümünü uzun vadeli Hazine tahvillerine ve ipoteğe dayalı menkul kıymetlere yatırmış, bunların önemli kısmını vadeye kadar elde tutulacak olarak sınıflandırmıştı. Bu portföy bir dönem toplam aktiflerinin yaklaşık yarısına ulaşmıştı. Faizler hızla yükselince bu uzun vadeli tahvillerin piyasa değeri çöktü ve devasa gerçekleşmemiş zararlar oluştu. Mevduat sahipleri bunu fark edip para çekmeye başladığında banka tahvilleri zararına satmak zorunda kaldı, zarar görünür hale geldi ve kaçış hızlandı. 9 Mart 2023'te banka tek günde kırk milyar doları aşan mevduat kaybetti. Mevduatların yüzde doksanından fazlasının sigorta limiti üzerinde olması paniği körükledi. Yine kısa vadeli ve istikrarsız bir fonlama tabanı, uzun vadeli ve faize duyarlı varlıkları fonluyordu.
İngiltere emeklilik fonları: ters yönden aynı tuzak
2022 sonbaharında İngiltere'de yaşanan yükümlülük odaklı yatırım krizi, vade ve likidite uyumsuzluğunun farklı bir kurumda nasıl belirebileceğini gösterdi. Tanımlanmış fayda emeklilik fonları, uzun vadeli yükümlülüklerini dengelemek için kaldıraçlı gilt ve türev stratejileri kullanıyordu. Eylül 2022'de açıklanan ve finansmanı gösterilmemiş yaklaşık 45 milyar sterlinlik vergi indirimi içeren mini bütçe, devlet tahvili faizlerini sıçrattı. Uzun vadeli gilt faizleri yalnızca birkaç günde yaklaşık 140 baz puan yükseldi. Bu hareket, kaldıraçlı pozisyonları büyük teminat ve marj çağrılarıyla karşı karşıya bıraktı. Bank of England'ın tahminine göre bu dönemde fonların ve emeklilik şemalarının karşılaştığı toplam çağrı tutarı 70 milyar sterlini aştı.
Nakit bulmak için fonlar ellerindeki gilt'leri satmak zorunda kaldı, satışlar fiyatları daha da düşürüp faizleri yükseltti ve kendini besleyen bir sarmal başladı. Burada da temel sorun, yükümlülüğü karşılayacak nakdin gerektiği anda hazır olmamasıydı. Bank of England 28 Eylül'de finansal istikrar gerekçesiyle geçici gilt alımına başladı; müdahale önceden belirlenen tarihte, 14 Ekim'de sona erdi ve toplam on üç gün sürerek 19,3 milyar sterlinlik uzun vadeli tahvil alımıyla tamamlandı. Banka ayrıca geçici bir genişletilmiş teminat repo tesisi kurdu. Müdahalenin amacı fonları kurtarmak değil, onlara dağınık satış baskısından uzak, sermaye tamponlarını yeniden inşa edecekleri bir zaman aralığı kazandırmaktı.
Teminat ekonomisi: bulaşmanın mekaniği
Geleneksel anlatımda finansal sistemin yakıtı paradır. Oysa kurumlar arası fonlamanın büyük bölümü bugün teminat karşılığı yapılır. En yaygın biçimi repo işlemidir. Bir kurum elindeki devlet tahvilini teminat olarak verir, karşılığında kısa vadeli nakit alır, vade sonunda nakdi geri ödeyip tahvilini geri alır. Bu işlemde belirleyici olan paranın miktarı değil, teminat olarak kabul edilen varlığın değeri ve güvenilirliğidir. Sistemin kalbinde para arzı kadar teminat arzı vardır.
Teminat zinciri ve yeniden rehinleme
Teminatın gücü, aynı varlığın birden çok kez kullanılabilmesinden gelir. Yeniden rehinleme, bir tarafın teminat olarak aldığı bir varlığı kendi fonlaması için yeniden teminat göstermesidir. Bir hedge fonun aracı kuruma verdiği tahvil, aracı kurum tarafından başka bir işlemde yeniden teminat olarak kullanılabilir, oradan alınan nakit başka bir teminata bağlanabilir. Böylece tek bir tahvil bir teminat zinciri boyunca defalarca iş görür ve sistemde görünmez bir kaldıraç yaratır. İktisatçı Manmohan Singh bu olguyu teminatın hızı kavramıyla ölçtü. Tıpkı paranın dolaşım hızı gibi, bir teminatın kaç kez el değiştirdiğini gösteren bu ölçü, 2007 sonunda yaklaşık üç düzeyindeydi.
Bu kaldıracın görünmezliği, sistemik riskin de gizli kaynağıdır. Singh ve Aitken'in çalışması, yeniden rehinleme hesaba katıldığında gölge bankacılık sisteminin daha önce belgelenenden en az yüzde elli daha büyük olduğunu ortaya koydu. Düzenleme açısından da çarpıcı bir fark vardır: İngiltere'de bir aracı kurum müşteri varlıklarını sınırsız ölçüde yeniden rehinleyebilirken, Amerika Birleşik Devletleri'nde bu uygulama bir tavanla sınırlandırılmıştır.
Zincir tersine döndüğünde
Teminat zinciri yukarı doğru çalışırken sisteme likidite ve kaldıraç katar. Ancak güven sarsıldığında aynı zincir tersine işler. Teminat değerini koruduğu sürece sorun yoktur. Bir kriz anında teminat varlığının değeri düştüğünde veya o varlığa kuşkuyla bakıldığında, alacaklı daha fazla teminat ister ya da işlemi yenilemez. Bu durumda zincirin her halkası bir öncekinden teminat talep eder, herkes aynı anda teminat toplamaya çalışır ve teminat bir anda kıt hale gelir. Singh'in deyimiyle teminatın hızı düşer; bu, paranın dolaşımının yavaşlamasıyla benzer bir daralma etkisi yaratır.
Kesinti oranı: teminatın gizli düğmesi
Teminat zincirinin kırılma anını anlamak için tek bir kavramı bilmek yeterlidir: kesinti oranı. Repo işleminde alacaklı, teminat olarak aldığı varlığın tam değeri kadar nakit vermez; bir güvenlik payı ayırır. Yüz birimlik değere sahip bir tahvil yüzde on kesinti oranıyla teminat gösterildiğinde, borçlu yalnızca doksan birim nakit alabilir. Aradaki on birimlik fark, varlığın değerinin dalgalanmasına karşı alacaklının tamponudur. Sakin dönemlerde bu oran düşüktür ve sisteme bol miktarda fonlama akar.
Kriz anında ise kesinti oranı sessiz ama yıkıcı bir kaldıraca dönüşür. Teminat varlığının değerine kuşku düştüğünde alacaklılar kesinti oranını yükseltir. Aynı tahvil için artık daha az nakit verilir, dolayısıyla borçlu aynı varlıkla daha az fonlama elde eder. Bu, fiilen sistemden likidite çekmek anlamına gelir. Gary Gorton ve Andrew Metrick'in gösterdiği gibi, kesinti oranındaki genel bir artış, bir banka hücumunun teminatlı piyasadaki tam karşılığıdır. Mevduat sahipleri kapıya dayanmaz; bunun yerine alacaklılar her gün daha fazla teminat ister ve borçlu yenilenemeyen fonlamayı kapatmak için varlıklarını satmaya zorlanır.
İki mekaniğin buluştuğu nokta: 2008 ve 2020
2008 krizi, vade dönüşümü ile teminat zincirinin aynı anda kırıldığı anın en saf örneğidir. Yatırım bankaları repo piyasasından kısa vadeli borçlanıp uzun vadeli ipotek varlıklarını fonluyordu; bu klasik vade uyumsuzluğuydu. Aynı zamanda bu varlıklar teminat zincirlerinin de bel kemiğiydi. İpoteğe dayalı menkul kıymetlerin değerine kuşku düşünce iki mekanizma birden çöktü. Repo fonlaması kesildi, teminat değerleri düştü, herkes aynı anda teminat talep etti ve sistem dondu.
Gorton ve Metrick bu süreci menkulleştirilmiş bankacılık kavramıyla adlandırdı. Geleneksel banka mevduat toplayıp kredi açar; menkulleştirilmiş bankacılıkta ise kredi açılır, menkul kıymete dönüştürülür ve bu menkul kıymet repo piyasasında teminat gösterilerek fonlanır. Yani mevduatın yerini repo, kredinin yerini menkulleştirilmiş tahvil almıştır. Yapı aynıdır, isimler farklıdır. Kriz, subprime konut varlıklarına duyulan kuşkunun, hiçbir bağlantısı olmayan piyasalara teminat kanalıyla yayılmasıyla derinleşti. Bir tahvilin teminat değeri düştüğünde, o tahvili teminat olarak tutan kurum kendi fonlamasında zorlandı ve zincirin bir sonraki halkasına baskı aktardı. Bankalar arası güveni ölçen gösterge faiz farkları tırmandı, teminat olarak kabul edilen varlık yelpazesi daraldı ve sistem kısa sürede fiilen ödeme güçlüğüne sürüklendi.
Bear Stearns: bir gecede kuruyan fonlama
2008 krizinin ilk büyük kurbanı Bear Stearns, repo fonlamasının ne kadar hızlı buharlaşabileceğini gösterdi. Yatırım bankası, mevduat toplayan bir banka olmadığı için işini büyük ölçüde gecelik repo ile fonluyordu; her sabah teminat karşılığı milyarlarca dolar borçlanıyor, ertesi gün bunu yeniliyordu. Mart 2008'de firmanın ipoteğe dayalı varlıklarına duyulan kuşku yoğunlaşınca repo karşı tarafları fonlamayı yenilemeyi reddetti. Aynı anda prime brokerage müşterileri de hesaplarını boşaltmaya başladı. Birkaç gün içinde firmanın nakit rezervi eridi. 13 Mart'ta yöneticilere ertesi gün büyük bir repo diliminin yenilenmeyeceği bildirildi; bu, bankanın bir gün sonra ödeme yapamayacağı anlamına geliyordu.
New York Fed, JPMorgan Chase üzerinden acil bir gecelik kredi sağlayarak firmaya zaman kazandırdı; hafta sonu JPMorgan, Federal Rezerv finansmanı eşliğinde Bear Stearns'i sembolik denebilecek bir fiyata devraldı. Bir hafta önce yetmiş dolar dolayında işlem gören hisse, devir anlaşmasında çok daha düşük bir değere indirilmişti. Bear Stearns iflas etmemişti; fonlaması kesilmişti. Bu ayrım, vade dönüşümü krizlerinin özünü tek bir vakada özetler. Varlıklar tümüyle değersiz değildi; sorun, o varlıkları fonlayan kısa vadeli borcun bir gecede ortadan kalkmasıydı.
MF Global: zincirin kendisinin batırdığı kurum
2011'de çöken MF Global, teminat ve repo mekaniğinin tek başına bir kurumu nasıl yok edebileceğini gösteren ders niteliğinde bir vakadır. Eski Goldman Sachs yöneticisi Jon Corzine'in yönettiği firma, getirisi yüksek Avrupa devlet tahvillerine, yani Portekiz, İtalya, İrlanda, İspanya ve Belçika kağıtlarına büyük bir bahis girdi. Yaklaşık 6,3 milyar dolarlık bu pozisyon, vadeye kadar repo adı verilen bir yapıyla fonlanmıştı. Firma tahvilleri repo karşılığı satar, aldığı nakitle pozisyonu taşır, tahvilin getirisi ile repo maliyeti arasındaki ufak farkı kar olarak yazardı.
Sorun, bu pozisyonun firmanın özkaynağına kıyasla devasa olmasıydı. MF Global'in toplam özkaynağı yaklaşık 1,3 milyar dolardı; Avrupa tahvil pozisyonu ise bunun dört buçuk katından fazlaydı. Repo işleminde teminat olarak tahvillerin kendisi veriliyordu. Avrupa borç krizi derinleştikçe tahvil fiyatları düştü ve alacaklılar daha fazla teminat istedi. Firma her düşüşte daha çok nakit bulmak zorunda kaldı. Teminat çağrıları nakdi tüketti, likidite buharlaştı ve firma sekizinci en büyük iflas olarak tarihe geçti. Londra iştirakinin önemli ölçüde müşteri teminatını yeniden rehinlediği, yıl ortasında bu kalemin on altı milyar doları aştığı sonradan ortaya çıktı. MF Global, ne klasik bir mevduat hücumuna ne de bir kredi balonuna kurban gitti; onu batıran şey, teminat değerinin düşmesiyle tersine dönen repo zincirinin kendisiydi.
2020 Martında, pandemi belirsizliğiyle yatırımcılar nakde hücum ettiğinde dünyanın en güvenli varlığı sayılan Amerikan devlet tahvilleri bile bu baskıya dayanamadı. Yatırım fonları, hedge fonlar ve yabancı merkez bankaları aynı anda Hazine tahvili sattı. Aracı kurumların bu satışları emecek bilanço kapasitesi aşıldı ve dünyanın en likit piyasasında fiyat bozulmaları görüldü. Federal Rezerv eşi görülmemiş bir hız ve ölçekte tahvil alımına girişerek piyasanın işleyişini ancak böyle onarabildi. Bu episod, en güvenli teminatın bile bir nakit hücumu karşısında likiditesini yitirebileceğini gösterdi.
Eylül 2019'daki repo piyasası dalgalanması ise daha sessiz ama öğretici bir uyarıydı. Kurumsal vergi ödemeleri ve Hazine ihalesinin nakdi sistemden çekmesi, banka rezervlerinin zaten düşük olduğu bir anda denk geldi. Gecelik repo faizinin gösterge ölçüsü 16 Eylül'deki yüzde 2,43 düzeyinden 17 Eylül'de yüzde 5,25'e sıçradı; gün içinde bazı işlemler yüzde 10'a kadar çıktı. New York Fed piyasaya nakit enjekte ederek müdahale etti. Burada bir iflas ya da panik yoktu; yalnızca teminatlı fonlama piyasasındaki nakdin geçici olarak yetersiz kalması, sistemin ne kadar gergin bir denge üzerinde durduğunu ortaya koydu.
| Olay | Kısa vadeli yükümlülük | Uzun vadeli varlık | Tetikleyici |
|---|---|---|---|
| Northern Rock, 2007 | Toptan piyasa fonlaması ve menkulleştirme | Konut kredisi portföyü | Kredi piyasalarının donması |
| Küresel kriz, 2008 | Repo fonlaması | İpoteğe dayalı menkul kıymetler | Teminat değerine güvenin çökmesi |
| Bear Stearns, 2008 | Gecelik repo | İpoteğe dayalı varlıklar | Fonlamanın yenilenmemesi |
| MF Global, 2011 | Vadeye kadar repo | Avrupa devlet tahvilleri | Tahvil fiyatı düşüşü ve teminat çağrısı |
| Repo dalgalanması, 2019 | Gecelik repo | Hazine tahvilleri | Rezerv ve nakit kıtlığı |
| Nakde hücum, 2020 | Fon geri çekme ve teminat baskısı | Hazine tahvilleri | Pandemi belirsizliği ve nakit talebi |
| Emeklilik fonları, 2022 | Kaldıraçlı türev pozisyonları | Uzun vadeli emeklilik yükümlülükleri | Mini bütçe sonrası faiz sıçraması ve teminat çağrısı |
| Silicon Valley Bank, 2023 | İstikrarsız ve sigortasız mevduat | Uzun vadeli tahvil ve ipotek menkulleri | Faiz artışı ve mevduat kaçışı |
Kırılganlık neden yönetilir ama yok edilemez
Bu çerçeve karamsar bir sonuca varmaz. Vade dönüşümü tasarrufu yatırıma bağlayan, teminat zincirleri ise kıt sermayeyi verimli kullandıran mekanizmalardır. Sorun bunların varlığı değil, kriz anında aynı anda ters yöne dönmeleridir. Bir ekonomide birikimin uzun vadeli üretken yatırıma akması için, birilerinin kısa vadeli fonu uzun vadeli varlığa çevirmesi gerekir. Bu işlevi tümüyle ortadan kaldırmak, finansal aracılığı durdurmak demektir. Dolayısıyla mesele kırılganlığı yok etmek değil, onu taşınabilir kılmaktır.
Düzenleyici mimarinin büyük bölümü tam da bu mantıkla inşa edilmiştir. Mevduat sigortası, klasik banka hücumunu önlemek için mevduat sahibinin paniğe kapılma nedenini ortadan kaldırır; sigortalı mevduat sahibi bankanın sağlığını sorgulamak zorunda kalmaz. Son kredi mercii işlevi, geçici likidite sıkışıklığı yaşayan ama esasen sağlam bir kurumun, varlıklarını yangın fiyatına satmaya zorlanmadan ayakta kalmasını sağlar. Merkez bankası burada teminat karşılığı geçici nakit sunarak likidite sorununun iflasa dönüşmesini engeller. Northern Rock'ta İngiliz hazinesinin tüm mevduatları güvenceye alması, ancak bu güvence verildiğinde hücumun durması, bu mekanizmanın ne kadar belirleyici olduğunu gösterir.
Teminat tarafında ise düzenleme daha yeni ve daha eksiktir. 2008 sonrası reformlar, teminat olarak kullanılan varlıkların kalitesini yükseltmeyi, kesinti oranlarının kriz anında aşırı sıçramasını sınırlamayı ve repo piyasasının daha büyük bölümünü merkezi takas yoluyla şeffaflaştırmayı amaçladı. Federal Rezerv'in 2021'de kalıcı bir repo destek tesisi kurması, gecelik fonlama piyasasında bir tıkanma yaşandığında devreye girecek bir emniyet supabı oluşturma çabasıydı. 2020 Martında kurulan ve yabancı merkez bankalarının Hazine tahvillerini açık piyasada satmak yerine Fed'le repoya sokmasına imkan tanıyan tesis de aynı amaca hizmet ediyordu: teminatın zorunlu satışını önleyerek piyasanın işleyişini korumak.
Düzenlemenin amacı, görüldüğü gibi, vade dönüşümünü ortadan kaldırmak değil, onun kaçınılmaz kırılganlığını yönetilebilir kılmaktır. Yangın söndürülemez, çünkü ateş aynı zamanda ısının kaynağıdır; yapılabilecek olan, yangının yayılmasını yavaşlatacak duvarlar örmektir. Mevduat sigortası, son kredi mercii ve teminat standartları işte bu yangın duvarlarıdır. Hiçbiri krizi imkansız kılmaz; hepsi krizin maliyetini ve hızını sınırlamayı umar.
Bir sonraki kriz büyük olasılıkla yeni bir kostümle gelecek. Farklı bir kurum türü, yeni bir varlık sınıfı, tanıdık olmayan bir fonlama aracı. Belki bu kez merkezde bir banka değil, bir varlık yönetim şirketi, bir özel kredi fonu ya da henüz adı konmamış bir aracı olacak. Ancak altındaki iskeleti tanıyan gözlemci için hikaye yabancı olmayacak. Yakın vadeli bir yükümlülük, uzak vadeli bir varlık ve aralarındaki o asla kapanmayan zaman boşluğu. Teminat tarafında ise aynı soru tekrar duyulacak: hangi varlığın değeri sorgulanmaya başladı ve bu sorgulama teminat zincirinde hangi halkayı kıracak. Krizleri biricik kılan ayrıntılardır; onları aynı kılan ise bu boşluktur.
Office of Financial Research, "Anatomy of the Repo Rate Spikes in September 2019", Working Paper 23-04.
Federal Reserve Bank of New York, "U.S. Treasury Market Functioning from the GFC to the Pandemic", Staff Report.
Kansas City Fed, Darrell Duffie, "Resilience Redux in the US Treasury Market", Jackson Hole, 2023.
Federal Reserve OIG, "Material Loss Review of Silicon Valley Bank", Eylül 2023.
Basel Committee on Banking Supervision, "Report on the 2023 Banking Turmoil", BIS.
MIT Sloan, "Liquidity Risk (Mis)Management: SVB and the LDI Episode in UK Gilt Markets", 2024.
Manmohan Singh, James Aitken, "The (Sizable) Role of Rehypothecation in the Shadow Banking System", IMF Working Paper 10/172.
Manmohan Singh, "Velocity of Pledged Collateral", IMF; Pozsar ve Singh, ilgili çalışmalar.
Gary Gorton, Andrew Metrick, "Securitized Banking and the Run on Repo", Journal of Financial Economics, 2012; "Haircuts", Federal Reserve Bank of St. Louis Review.
Congressional Research Service, "The MF Global Bankruptcy, Missing Customer Funds, and Proposals for Reform", R42091.
Financial Crisis Inquiry Commission, "The Fall of Bear Stearns", Final Report, Bölüm 15; Yale Program on Financial Stability, "Bear Stearns Emergency Liquidity Assistance, 2008".
Bank of England, "Financial Stability Buy/Sell Tools: A Gilt Market Case Study", Quarterly Bulletin, 2023; Andrew Hauser, "Looking Through a Glass Onion: Lessons from the 2022 LDI Intervention".
International Monetary Fund, "Putting Out the NBFire: Lessons from the UK's LDI Crisis", Selected Issues Paper, 2023.
David T. Llewellyn, "The Northern Rock Crisis: A Multidimensional Problem Waiting to Happen".
C. A. E. Goodhart, "The Run on Northern Rock".

Yorumlar
Yorum Gönder