Görünmeyen Yarı: Banka Dışı Finansın Küresel Yapısı.
Görünmeyen Yarı:
Banka Dışı Finansın Yapısı
Küresel finansın yarısı artık merkez bankası güvencesinin, mevduat sigortasının ve Basel kurallarının dışında.
2008 reformları bankacılık sistemini anlamlı biçimde daha güvenli hale getirdi. Ancak hiçbir zaman riski yok etmedi; yalnızca taşıdı. Bankalar bilanço kısıtları nedeniyle geri çekildikçe hedge fonlar, özel kredi fonları ve emeklilik fonları o boşluğu doldurdu. Bugün küresel finansal varlıkların tam yarısı, banka gibi davranan ama banka gibi denetlenmeyen kurumların elinde bulunuyor. Üstelik bu kurumların krize girdiğinde başvuracakları son likidite kapısı yine bankalar.
NBFI Nedir, Ne Kadar Büyük?
Non-Bank Financial Intermediation kavramı; para piyasası fonları, hedge fonlar, sigorta şirketleri, emeklilik fonları, özel kredi fonları, menkul kıymetleştirme araçları, mortgage kurumları ve aracı kurumları kapsayan geniş bir evreni tanımlar. Bu kurumların ortak özelliği işlevseldir: banka gibi davranıyorlar. Borç alıp borç veriyor, varlık tutuyor, kaldıraç kullanıyor, vade ve likidite dönüşümü yapıyorlar. Ama banka gibi denetlenmiyorlar. Mevduat sigortaları yok, merkez bankası likidite penceresi doğrudan erişilebilir değil, sermaye yeterliliği zorunlulukları ya çok cılız ya da hiç yok.
Finansal İstikrar Kurulu (FSB), bu sektörü her yıl küresel bir izleme raporuyla ölçüyor. Küresel GSYİH'nin yüzde doksan birini kapsayan 29 yargı bölgesine dayanan 2025 raporu son derece çarpıcı bir tablo sunuyor: 2024 yılı sonunda NBFI sektörü, küresel finansal varlıkların tam yüzde 51'ini oluşturan 256,8 trilyon dolara ulaştı. Aynı yıl bankacılık sektörü yüzde 4,7 büyürken NBFI yüzde 9,4 büyüdü; iki katına yakın bir fark. Para piyasası fonları, hedge fonlar, yatırım fonları ve özel kredi araçlarının tamamı eş zamanlı olarak genişledi.
FSB bu evreni iki katmanda inceliyor. Geniş ölçüm, bankacılık dışındaki tüm finansal kurumları kapsıyor: sigorta şirketleri, emeklilik fonları, yatırım fonları, hedge fonlar, para piyasası fonları. Dar ölçüm ise çok daha kritik: banka benzeri finansal istikrar riskleri taşıyan, kredileri aracıladığı değerlendirilen NBFI varlıklarını ifade ediyor. Bu dar ölçüm 2024 sonunda 76,3 trilyon dolara ulaştı ve bir yılda yüzde 12,7 büyüdü; geniş NBFI sektörünün bile üzerinde bir hız.
Büyümenin Yapısı: Kim Ne Kadar Büyüdü?
2024 büyümesi NBFI evreninde homojen değildi; en çarpıcı artışlar risk yoğunluğu en yüksek segmentlerde gerçekleşti. Para piyasası fonları yüzde 15 büyüyerek 12,1 trilyon dolara ulaştı; bu, 2019-2023 beş yıllık ortalamasının da üzerinde. Büyümenin itici gücü kısmen 2023'teki ABD ve İsviçre bankacılık türbülansıydı: SVB'nin çöküşü ve Credit Suisse'in UBS tarafından devralınması sonrası mevduat sahipleri banka dışı alternatiflere yöneldi, para piyasası fonlarına akış hız kazandı.
Hedge fonlar ise 2024'te yüzde 19,2 büyüdü; bu artışın yüzde 90,7'si Cayman Adaları'ndaki fonlardan geldi. ABD menkul kıymet verilerine göre büyük hedge fonların toplam brüt varlıkları son on yılda ikiye katlanarak 12,1 trilyon dolara çıktı. Brüt notional pozisyonları ise artık 33 trilyon doları aşıyor. Öte yandan sigorta şirketleri yüzde 6, emeklilik fonları yüzde 7 büyürken, özel kredi fonlarının büyümesi ayrı bir başlık açıyor: FSB'nin Mayıs 2026 raporu bu alanı 1,5 ila 2 trilyon dolar arasında ölçüyor.
Bu büyümenin sadece sermaye piyasalarının olgunlaşmasından kaynaklandığını düşünmek yanıltıcıdır. Büyümenin önemli bir bölümü doğrudan düzenleyici arbitraj güdümlüdür: Basel III kapsamındaki sermaye gereksinimleri ve likidite tampon zorunlulukları arttıkça bankalar bilanço maliyeti yüksek segmentlerden geri çekildi, NBFI bu boşlukları doldurdu. Kaldıraçlı kurumsal kredi, tüketici finansmanı, konut mortgage segmenti ve altyapı finansmanı bunların başında geliyor.
FSB, dar ölçüme giren NBFI varlıklarını beş ekonomik işleve göre sınıflandırıyor. 2024 sonu itibarıyla toplam 76,3 trilyon dolarlık dağılım şöyle: EF1 (run riskine açık kolektif yatırım araçları, sabit gelirli ve karma fonlar, para piyasası fonları, kredi hedge fonları) 58,1 trilyon dolarla toplamın yüzde 76,1'ini oluşturuyor; bu en hızlı büyüyen kategori. EF2 (kısa vadeli finansmana bağımlı kredi sağlayan kurumlar, tüketici kredi şirketleri) 6,1 trilyon dolar. EF3 (kısa vadeli fonlamaya bağımlı piyasa aracılığı, broker-dealerlar) 4,9 trilyon dolar. EF5 (menkul kıymetleştirmeye dayalı kredi aracılığı) 5,3 trilyon dolar. Sabit gelirli ve karma fonlar "yüksek düzeyde likidite dönüşümü" sergiliyor; finans şirketleri, broker-dealerlar ve yapılandırılmış finansman araçları ise "yüksek kaldıraç" sınıfında.
Risk Göç Etmedi, Dönüştü
NBFI tartışmasında en yaygın çerçeve şu: 2008 reformları riski bankacılık sisteminden alıp banka dışı alana taşıdı, risk orada bekliyor. Bu anlatı temelden doğru, ama eksik. NYU Stern ve New York Fed'den Viral Acharya, Nicola Cetorelli ve Bruce Tuckman'ın 2024 tarihli NBER çalışması bu çerçeveyi önemli ölçüde revize ediyor: risk "göç etmedi", "dönüştü". Bankalar ve NBFI'lar artık paralel sistemler değil; birbirinin içine geçmiş, karşılıklı bağımlılık içinde çalışan bir yapı oluşturuyorlar.
Bu dönüşümün somut mekanizması şöyle işliyor: Bankalar artık doğrudan kredi vermek yerine NBFI'lara kredi limitleri sağlıyor. Özel kredi fonlarının sermaye altyapısı büyük ölçüde banka kredi hatlarına dayanıyor. Non-bank mortgage şirketleri depo hatlarını bankalardan çekiyor. Para piyasası fonları, menkul kıymetleştirme araçları ve hedge fonlar stres dönemlerinde finanse edemediklerinde doğrudan veya dolaylı olarak bankalara yöneliyor. Yani bankalar NBFI'ların hem rutin hem de acil durum likidite sağlayıcısı olma konumunu koruyor.
New York Fed'in Mayıs 2026 tarihli araştırması bu bağımlılığı sayısal olarak ortaya koydu: 2025 yıl sonu itibarıyla, ABD'deki banka holding şirketlerinin yaklaşık ellisi, Birinci Kademe öz sermayelerinin yüzde yüzünü aşan NBFI maruziyeti taşıyor. Bu bankaların bir kısmında oran yüzde 400 ila 600'e çıkıyor. Üstelik bu gruptur büyük değil, 10 ile 100 milyar dolar arasında varlığa sahip bölgesel bankalar.
Bu bulgunun sistematik anlamı şudur: NBFI kaynaklı bir stres doğrudan banka bilançolarına sızabilir, özellikle bölgesel bankalara. 2008'de sorunun bankacılık sisteminde olduğu ve ardından gelen reformların sistemi güvenli hale getirdiği söylenmişti. Peki şimdi riskin taşındığı "banka dışı alan" ile bankaların arasındaki sınır bu kadar geçirgen olunca, hangi varsayım geçerli kalıyor?
"NBFI ve bankacılık riskleri artık o kadar iç içe geçmiş durumda ki, bunları göç etmiş değil dönüşmüş olarak tanımlamak çok daha doğru. Bankalar NBFI'ların hem olağan hem de acil likidite sağlayıcısı olmayı sürdürüyor."
Acharya, Cetorelli, Tuckman; NBER Working Paper No. 32316, 2024
Üç Kriz: Yapı ve Mekanizma
NBFI risklerini soyut kavramlar olarak tartışmak yerine, son beş yıl içinde gerçekleşen üç olayı incelemek çok daha aydınlatıcı. Her biri farklı bir NBFI segmentini ilgilendiriyor; üçü de bankaları doğrudan ya da dolaylı olarak etkiledi ve üçünde de merkez bankası müdahalesi gerekti.
Mart 2020: Hazine Piyasasında "Paraya Hücum"
Covid-19 pandemisinin küresel piyasalara çarptığı Mart 2020'de dünyanın en derin ve likit piyasası olan ABD Hazine tahvil piyasası aniden işlevsiz hale geldi. Sorunun önemli bir tetikleyicisi, NBFI evreninin merkezinde duran basis trade adı verilen stratejiydi.
Basis trade'in mantığı basittir: Hazine tahvilinin nakit fiyatı ile vadeli işlem fiyatı arasındaki küçük fark, repo ile kaldıraç oluşturularak büyütülür ve kar edilir. Stratejinin getirisi düşük olduğundan anlamlı kazanç üretmek için yüksek kaldıraç gerekir; bazı hedge fonlar bu pozisyonlarda 50:1'i aşan kaldıraç oranlarına ulaşıyordu. Fed araştırmacıları, Aralık 2022 itibarıyla hedge fonların Hazine repo borçlanmalarında 553 milyar dolarlık pozisyon için 56:1 kaldıraç oranı uyguladığını tespit etti.
Piyasalar sarsıldığında vadeli işlem marj gereksinimleri aniden yükseldi; repo piyasasındaki kısa vadeli finansmanın maliyeti de arttı. Hedge fonlar nakit bulmak için ellerindeki Hazine tahvillerini satmaya başladı. Fed çalışmalarına göre hedge fonların Mart 2020'deki Hazine satışları 173 ila 200 milyar dolar arasında gerçekleşti. Satış baskısı, zaten kısıtlı bilançolarla çalışan primer dealerları bunalttı; off-the-run tahvil fiyatlarında teklif-istek makası on katına çıktı. Dünyanın rezerv para biriminin gömülü olduğu piyasa işlevsiz kalmak üzereydi. Fed tarihinde benzeri görülmemiş boyutta acil tahvil alımı yapmak zorunda kaldı.
Beş yıl sonra durum daha da kötü: Mart 2025 itibarıyla kaldıraçlı fonların Hazine vadeli işlemlerindeki kısa pozisyon büyüklüğü 1 trilyon dolara ulaştı; bu, Şubat 2020'deki seviyenin çok üzerinde. Fed Valisi Lisa Cook, Kasım 2025'te bu pozisyonları 30 trilyon dolarlık Hazine piyasasını "strese daha kırılgan hale getiren sistemik güvenlik açığı" olarak nitelendirdi.
Mart 2021: Archegos ve Türev Şeffaflığının Sınırı
Archegos Capital Management, resmi olarak bir "family office"tı; yani bir ailenin servetini yönetiyordu ve bu niteliği onu kayda değer ifşaat yükümlülüklerinden muaf kılıyordu. Ancak Bill Hwang yönetimindeki bu aile ofisi, total return swap adı verilen türev araçlar yoluyla çok sayıda büyük bankadan muazzam miktarda kaldıraçlı pozisyon almıştı. Swapların kritik özelliği şuydu: Archegos'un hisse senedi pozisyonları her bankada ayrı ayrı görünüyordu; hiçbir banka toplam riskin ne kadar büyük olduğunu bilmiyordu.
Mart 2021'de ViacomCBS hisselerindeki düşüş marj çağrısı tetikledi. Archegos pozisyonları karşılayamadı. Bankalar yaklaşık 20 milyar dolarlık hisse bloğunu piyasaya sürmeye başladı. Credit Suisse 5,5 milyar dolar, Nomura 2,85 milyar dolar zarar yazdı; daha çevik davranan Goldman Sachs ve Morgan Stanley kayıplarını sınırladı. Toplam kayıp 10 milyar dolar civarındaydı. Credit Suisse aynı yıl içinde prime brokerage işinden çekileceğini açıkladı. Archegos'un dağıldığı gün Credit Suisse hisseleri yüzde 14, Nomura hisseleri yüzde 16 geriledi. Nikkei 225 endeksi paniğin etkisiyle bankalarda yoğunlaşan satışlarla geriledi.
Archegos'un sistematik önemi küçük görünebilir; ancak olayın ortaya koyduğu yapısal sorun büyük. Türev araçlar aracılığıyla birden fazla bankadan eş zamanlı kaldıraç kullanılabildiğinde ve bu pozisyonlar kamuya açık kayıtlarda görünmediğinde, denetleyiciler riskin gerçek büyüklüğünü ölçemiyor. Kredi riskini belirleyemediğiniz bir kurumdan kaynaklanan şok, birden fazla büyük bankayı aynı anda vurabiliyor. Bu tam anlamıyla banka dışı finansın kör noktasıdır.
Eylül 2022: İngiltere'de LDI Krizi
Eylül 2022'de İngiltere hükümeti "mini bütçe" açıkladı; vergi indirimleri ve harcama artışlarını içeren bu paket piyasalarda alarm yarattı. Gilt faizleri birkaç gün içinde keskin biçimde yükseldi. Bu başlı başına alışılmışın dışında bir hareket olurdu, ama asıl patlayıcı o günlere kadar büyük ölçüde gizli kalan bir yapıdan geldi: emeklilik fonlarının büyük çoğunluğunun LDI (Liability-Driven Investment) stratejisi aracılığıyla kaldıraçlı gilt pozisyonları taşıması.
LDI, emeklilik fonlarının uzun vadeli yükümlülüklerini faiz riskine karşı koruma amacıyla uyguladığı bir stratejidir. Mantık savunmacıdır: yükümlülüklerle varlıkları eşleştirmek. Ama kaldıraçla büyütülen LDI fonları, faizler aniden yükseldiğinde büyük marj çağrılarıyla karşılaştı. Marjı karşılamak için emeklilik fonları ellerindeki gilti satmak zorunda kaldı. Gilt satışı faizleri daha da yukarı taşıdı, bu yeni marj çağrısı doğurdu, yeni satış geldi; klasik bir "ateş satışı" sarmalına girildi.
IMF, bu krizi inceleyen çalışmasında (Chen ve Kemp, 2023) durumu NBFI sektörünün yapısal kırılganlıklarının tümünü bir arada sunan bir "model" olarak değerlendiriyor: kaldıraç, likidite uyumsuzluğu ve teminat konsantrasyonu. İngiltere Merkez Bankası giltte geçici alım programı başlatmak zorunda kaldı. LDI yöneticilerini etkileyen İngiltere gilt piyasasında ikili bilateralde neredeyse sıfır haircut uygulanıyordu; bu, yasal boşluğun sistemik dönüşümünün başka bir boyutuydu. İngiliz parlamentosu denetleyicilerin riskleri çok geç fark ettiği sonucuna vardı.
Üç krizin ortak paydası neydi?
Her üç olayda da banka dışı kurumların kaldıraca bağımlı stratejileri stres anında eş zamanlı çözülme başlattı. Her üçünde de bu çözülme birden fazla sistematik öneme sahip kurumu doğrudan etkiledi. Her üçünde de denetleyiciler pozisyonların gerçek büyüklüğünden ya habersizdi ya da geç haberdar oldu. Ve her üçünde de merkez bankası olağan araçlarının dışına çıkarak müdahale etmek durumunda kaldı. NBFI kaynaklı krizlerin ortak özelliği budur: görünmezlik, eş zamanlılık ve kaldıraç.
Özel Kredi: En Kör Nokta
NBFI evreninin en hızlı büyüyen ve en az anlaşılan segmenti özel kredi fonları. FSB'nin Mayıs 2026 raporu bu sektörü 2024 sonu itibarıyla 1,5 ila 2 trilyon dolar olarak tahmin ediyor. Büyüklük tahminine bile "tahmin" demek gerekmesi durumu özetliyor: ortak bir tanım yok, yargı bölgeleri arasında veri standartları yok, fon ve kredi düzeyinde granüler veri son derece sınırlı.
IMF'nin Nisan 2024 Küresel Finansal İstikrar Raporu, özel kredi sektörünü on yılın en ciddi uyarılarından biriyle mercek altına aldı. Borçluların tipik profili endişe verici: özel kredi piyasasına başvuran şirketler genellikle küçük, kamuya açık kredi notu olmayan, yüksek kaldıraçlı ve kârlılık marjları daralan işletmeler. IMF, bu borçluların yaklaşık üçte birinin faiz giderlerini kazanç öncesi geliriyle karşılayamadığını tahmin ediyor. Temerrüt oranları düşük görünse de "seçici temerrüt" ve "distressed exchange" gibi daha geniş ölçüm çerçeveleri kullanıldığında trend yukarı dönüyor.
Değerleme belirsizliği ayrı bir başlık açıyor. Özel kredi portföylerinde değerleme genellikle çeyrek bazında yapılıyor ve yüksek düzeyde takdir yetkisi içeriyor. FSB bu durumu değerlendirmelerini standartların altında kalan niteliksiz kuruluşlara yaptıran fonlar için ek risk olarak tanımlıyor. Sigorta şirketleri, sermaye gereksinimlerini optimize etmek amacıyla bu "özel derecelendirmeleri" kabul ediyor. Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi'nin bulgusu çarpıcı: AB'deki özel borç fonu net varlık değeri 337 milyar avroya ulaştı; bu, Avrupa çapında denetimden geçen verilerin sağlıklı biçimde konsolide edilemediği bir büyüklük.
Peki bankalar bu denklemin dışında mı? Hayır. FSB raporuna göre bankalar özel kredi fonlarına doğrudan kredi hatları açıyor; şimdiye kadar tespit edilen çizilmiş ve çizilmemiş kredi limiti toplamı 220 milyar dolar. Ama ticari veri sağlayıcıların tahminleri bu rakamın iki katından fazlasına işaret ediyor. Bankalar ayrıca aynı şirkete hem doğrudan hem özel kredi fonu üzerinden dolaylı kredi sunuyor; sentetik risk transferleri, CLO ambarı finansmanı ve özel kredi odaklı ortaklık yapıları da bu karmaşıklığı derinleştiriyor.
Düzenleyici Açmazın Sınırları
FSB, 2025 yılında NBFI kaldıraç riskleri için nihai politika önerilerini yayımladı. Bu öneriler gerçek anlamda bir kilometre taşı: sektörü kapsayan, uluslararası koordinasyonu amaçlayan, risklerin tanımlanmasını ve izlenmesini zorunlu kılan bir çerçeve. Aynı yıl Nonbank Data Task Force kuruldu; FSB Başkanı Andrew Bailey bu görev gücünü bizzat yönetiyor. Hedef: devlet tahvili piyasalarındaki kaldıraçlı işlemler üzerinde düzgün çalışan veri altyapısı oluşturmak.
Ama bu çabanın karşılaştığı yapısal sınırlar gerçek. Her şeyden önce, FSB önerileri bağlayıcı değil. Ulusal otoriteler bu önerileri nasıl uygulayacaklarını kendi yetki alanlarında belirliyorlar. Uygulama temposu farklı, önceliklendirme farklı. Kaldıraç sınırlamaları, marj gereksinimleri veya kamuya açıklama standartları gibi konularda küresel uyum sağlamak son derece güç; zira yargı bölgeleri arasındaki farklılıklar kurumların daha cömert düzenleme ortamlarına kaymasını kolaylaştırıyor.
İkinci sınır veri sorunudur. FSB'nin 2025 izleme raporu, özel kredi için istatistiksel raporlarda ortak bir tanım bulunmadığını açıkça kabul ediyor. Veri olmazsa, risk ölçülemiyor. Risk ölçülemeyince, doğru kalibre edilmiş politika üretilemiyor. Basel Komitesi Aralık 2024'te karşı taraf kredi riski yönetimine ilişkin nihai kılavuz yayımladı; bu, NBFI stresinin ortaya koyduğu eksiklikleri gidermeyi amaçlayan önemli bir adım. Ancak kılavuzun pratiğe yansıması zaman alacak.
Üçüncü ve belki de en derin sorun şu: mevcut merkez bankası araçları NBFI krizleri için tasarlanmamış. Merkez bankaları tarihsel olarak "son borçlanma mercii" işlevini ticari bankalar için yerine getiriyor. NBFI'ların bu pencereye doğrudan erişimi yok. Merkez bankaları 2020'de Hazine piyasasına, 2022'de gilte müdahale etti; her iki müdahale de bankalara yönelik araçlar üzerinden değil, piyasaya doğrudan alım yaparak gerçekleştirildi. İngiltere Merkez Bankası şimdi sigorta şirketleri ve emeklilik fonları için yeni bir borç verme aracı geliştiriyor; ama bu araç henüz işlevsel değil.
NBFI'lar kriz anında bankalara muhtaç. Bankalar NBFI stresinden doğrudan etkileniyor. Merkez bankaları hem bankaları hem de NBFI'lardan kaynaklanan şokları absorbe etmek zorunda kalıyor. Ama mevcut araçlar, denetim çerçeveleri ve veri altyapısı bu sistemin gerçek büyüklüğünü ve karmaşıklığını yansıtmıyor. Bu, bugünün en kapsamlı finansal düzenleyici açmazı.
İçerilmiş Risk, Gizli Maliyet
NBFI büyümesinin tamamen patolojik olduğunu öne sürmek hem doğru olmaz hem de analitik açıdan yeterince güçlü değildir. Bu sektörün finans sistemine katkıları gerçek: banka kredisinin ulaşamadığı orta ölçekli şirketlere finansman sağlıyor, altyapı projelerine uzun vadeli sermaye aktarıyor, yatırımcılara çeşitlendirme fırsatı sunuyor, piyasalarda likiditeyi artırıyor. Özel kredi fonlarının kilitli yapısı, mevduat koşturmacasına benzer "run" riskini sınırlıyor; emeklilik fonları uzun vadeli yükümlülükleriyle uyumlu varlıklar arıyor ve bunu büyük ölçüde bu piyasalarda buluyor.
Sorun bu katkıların reddi değil; bu katkıların gerçek maliyetinin içerilip içerilmediği sorusudur. Merkez bankalarının 2020 ve 2022 müdahaleleri, NBFI stresinin kamu kaynakları gerektiren olağanüstü tedbirler olmadan absorbe edilemediğini gösterdi. Yani NBFI'ların işlev üretmesi, olası stres maliyetini de sisteme dağıttığı anlamına geliyor. Bu maliyet bugün düzenleyici bütçelere, karşı taraf sermaye gereksinimlerine veya risk primlerine yeterince yansımıyor.
ESRB'nin Eylül 2025 raporu bu noktayı vurguluyor: NBFI sektörünün kendi içindeki bağlantılar ve bankacılık sektörüyle kesişim giderek büyüdükçe, bir alt segmentten başlayan şokun tüm sisteme yayılma kapasitesi artıyor. Likidite uyumsuzluğu, kaldıraç ve konsantrasyon; bu üç kırılganlık birbiriyle çarpıştığında sonuç doğrusal değil, üssel oluyor.
Bu yazının başında aktarılan anlatıya dönelim: 2008 reformları riski bankacılık sisteminden alıp banka dışı alana taşıdı. Şimdi biliyoruz ki bu anlatı eksik. Risk taşınmadı, dönüştü. Ve dönüşmüş biçimiyle hem daha az görünür hem de daha az ölçülebilir hale geldi. Kurumlar arasındaki sınırlar geçirgen, veriler yetersiz, denetim altyapısı sistemin gerçek büyüklüğünün gerisinde.
256,8 trilyon dolarlık bir sistem, küresel finansın yarısı, bu koşullar altında çalışıyor. 2026 başında FSB bu gerçeği hem kabul etti hem de politika gündemine aldı. Ama kabul ile çözüm arasındaki mesafe, piyasaların bu boşlukta işlemeye devam ettiği süre boyunca bir risk olarak var olmayı sürdürecek.
NBFI Kriz Kronolojisi
| Olay | Tarih | Segment | Tetikleyici | Müdahale |
|---|---|---|---|---|
| Hazine "Dash for Cash" | Mart 2020 | Hedge fonlar, basis trade | Kaldıraç çözülmesi, marj çağrıları | Fed acil tahvil alımı |
| Archegos çöküşü | Mart 2021 | Family office, türev | Marj temerrüdü, gizli kaldıraç | 10 milyar $ banka zararı |
| LDI / Gilt krizi | Eylül 2022 | Emeklilik fonları, LDI | Faiz şoku, ateş satışı sarmalı | İngiltere MB gilt alımı |
| Ağustos 2024 volatilitesi | Ağustos 2024 | Carry trade, hedge fonlar | Yen güçlenmesi, BOJ kararı | Piyasa kendiliğinden sakinleşti |
Tablodaki veriler bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir. Geçmiş getiriler geleceğe ilişkin bir taahhüt oluşturmaz.
Financial Stability Board. (Aralık 2025). Global Monitoring Report on Nonbank Financial Intermediation 2025. FSB.
Financial Stability Board. (Temmuz 2025). Leverage in Nonbank Financial Intermediation: Final Report. FSB.
Financial Stability Board. (Mayıs 2026). Report on Vulnerabilities in Private Credit. FSB.
Acharya, V. V., Cetorelli, N., ve Tuckman, B. (2024). Where Do Banks End and NBFIs Begin? NBER Working Paper No. 32316.
Chen, R., ve Kemp, E. (2023). Putting Out the NBFIRE: Lessons from the UK's Liability-Driven Investment (LDI) Crisis. IMF Working Paper No. 2023/210.
International Monetary Fund. (Nisan 2024). The Rise and Risks of Private Credit. Global Financial Stability Report, Bölüm 2.
Cetorelli, N. ve Tuckman, B. (Mayıs 2026). Stress and Strain from NBFIs to Banks. Liberty Street Economics, Federal Reserve Bank of New York.
Kruttli, M. S., Monin, P. J., Petrasek, L., ve Watugala, S. W. (2021). Hedge Fund Treasury Trading and Funding Fragility: Evidence from the COVID-19 Crisis. FEDS 2021-038, Federal Reserve Board.
European Systemic Risk Board. (Eylül 2025). EU Non-bank Financial Intermediation Risk Monitor 2025. ESRB.
Bank of England. (Kasım 2023). Financial Stability Buy/Sell Tools: A Gilt Market Case Study. Quarterly Bulletin.
Bu makalede yer alan bilgi ve değerlendirmeler yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır; yatırım danışmanlığı veya alım-satım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım danışmanlığı sözleşme çerçevesinde sunulmaktadır. Geçmiş performans gelecekteki sonuçların güvencesi değildir. Veriler kamuya açık kaynaklardan derlenmiş olup doğruluk konusunda garanti verilmemektedir. Bu içeriğe dayanılarak alınan kararların sonuçlarından okuyucu şahsen sorumludur.
petrolandeco.com · 2026

Yorumlar
Yorum Gönder